Leader of the Scarlet Sect, in the Scarlet Shadow of the Cadia Riverlands.
Dayanıklılık
20
Dayanıklılık20/100
Saldırı
70
Saldırı70/100
Yetenek Etkileri
80
Yetenek Etkileri80/100
Zorluk
10
Zorluk10/100
Kazanma Oranı
51.3%
SEÇİLME ORANI
1.9%
YASAKLANMA ORANI
4.9%
Rol
Marksman
Koridor
Gold Lane
Kademe
S Kademe
Yetenekler
Ninjutsu: Petal Barrage
Hanabi's Basic Attacks and skills will launch Petal Blades after hitting a target, dealing 30% damage, and bouncing up to 4 times to nearby enemies. Bounces from her Basic Attacks inherit her Attack Effects.
Kombolar
TEAMFIGHT COMBOS
In teamfights, start with Hanabi's 2nd Skill to slow the enemies, then follow up with her Ultimate to immobilize them and let loose with Basic Attacks.
During this time, use her 1st Skill accordingly for more damage and survivability, and keep up the damage with her bouncing Basic Attacks.
LANING COMBOS
Önerilen Ekipmanlar
En yüksek kazanma oranına sahip popüler yapı ve yetenek kombinasyonları.
Veri kapsamı: Son 30 gün · Mistik Zafer
Build 1
#1
Önerilen Eşyalar
Corrosion Scythe
Golden Staff
Demon Hunter Sword
Kazanma Oranı
58.6%
SEÇİLME ORANI
16.1%
Yetenek Seti
Swift
Bargain Hunter
Weakness Finder
Amblem / Savaş Büyüsü
Fighter
Aegis
Build 2
#2
Önerilen Eşyalar
Corrosion Scythe
Demon Hunter Sword
Golden Staff
Kazanma Oranı
56%
Build 3
#3
Önerilen Eşyalar
Corrosion Scythe
Demon Hunter Sword
Golden Staff
Kazanma Oranı
58.8%
Veriler, sıralı ve klasik maçlardaki oyuncu istatistiklerinden hesaplanır ve günlük güncellenir.
Kahraman ilişkileri
Güçlü Olduğu Kahramanlar
Hanabi counters heroes that rely heavily on CC abilities, such as Tigreal and Belerick, since Hanabi can use her 1st Skill to ignore CC.
Higanbana, alevler tarafından yutuluyormuş gibi kıyıda çiçek açar. Saplantılarından kurtulamayan kayıp ruhlar çukura gömülür. Onlar geçmiş yaşamlarını hatırlamazlar, ve gelecekleri ise bir muamma. Bilinen tek şey, bu ruhların sonsuz cehenneme gideceği.
― Higanbana, Kızıl Gölge'nin Yedi Silahı
Hanabi nehri çok iyi biliyordu.
Soğuk, karanlık, ama durgun... Suyun yüzeyinde havada asılı kalmış gibi yüzüyordu. Sis her taraftan sarmıştı. Karanlığın içindeki tek ışık parıltısı, uzaktaki bir Higanbana kümesiydi. Parlak, göz kamaştırıcı bir kızıllıkta, cehennem ateşi kadar kırmızıydılar, kendisinin asla ulaşamayacağı uzak kıyılarda yanan bir ateş gibiydiler.
Kahraman Rehberleri
Hanabi kahramanında ustalaşmak için seçilmiş rehberler
In the laning phase, use Hanabi's 2nd Skill to poke the enemy and mark them, and continue to chip away their HP with Basic Attack bounces before using her 1st Skill and engaging them head-on.
7 yaşından beri Hanabi'ye musallat olmuş kabustu bu. Aynı zamanda gelişimi için doğuştan gelen yeteneğiyle istemeden Kızıl'ın gizli silahı olan Higanbana'yı etkinleştirdiği yıldı. Tek hatırladığı, silah tarafından yutulduğu ve uçsuz bucaksız, kabus gibi bir çukura doğru yuvarlandığıydı. Kendine geldiğinde gözleri yaşlarla doluydu, ama buna rağmen önünde toplanan kalabalık onu Kızıl'ın halefi olmaya layık görülen kişi olduğu için alkışlıyor ve övgüler yağdırıyordu.
Hanabi, daha genç yaşta bile bunun ne anlama geldiğini anlamıştı: Kızıl Gölge'de her zaman silah kullanmayı tercih eden Kızıl Tarikat, ve Ninjutsu sanatına bağlı kalmayı tercih eden Gölge Tarikatı vardı. Nesiller boyunca, bu iki tarikat birbirleri üzerinde hakimiyet kurmak için yarışıyordu. Mantık ise basitti: Kızıl'ın lideri kazanırsa, Kızıl Tarikatı da kazanırdı. Genç Hanabi'nin yapabileceği tek şey, tarikata ve onların planlarına güvenmekti. Bu nedenle, Hanabi bu ciddi görevi üstlendi ve başını dik tutmak için elinden geleni yaptı. Günden güne kendini geliştirdi, vücudundan gün doğumundan gün batımına kadar ter damlacıkları akıp duruyordu ve müsabakalarda hiç yenilgi yüzü görmüyordu. Zaman geçtikçe zafere ve rüyalarında çiçek açan o karanlık nehre alışmıştı. O kıyıya ulaştığında Higanbana'nın gücünü kullanacağını ve ardından Kızıl Tarikatı'nın gerçek lideri olacağını biliyordu.
Fakat tüm bunlar Hayabusa'nın ortaya çıkmasıyla sona erdi.
Gölge Tarikatı'nın tüm dikkat çekici bireyleri arasında Hayabusa en seçkin olanıydı. Tıpkı bir hayalet gibiydi, yarışmalarda boy gösterir, rakiplerini çabucak yener ve tek kelime etmeden oradan ayrılırdı. Sanki yarışmalar umurunda değilmiş gibiydi. Hanabi, sık sık Hayabusa'nın izini sürer ve onu dövüşe davet ederdi. Her dövüştüklerinde ise dağ dereleri ve çatıların üzerinde uçuşurlardı, kılıçları sayılamayacak kadar çok çarpışırdı ve durmaksızın çınlardı. Ancak sonunda Hanabi her zaman yenilir ve her defasında kara nehrin suları taşmaya başlardı. Her yenilgide, teslimiyetle dolu olan Hanabi, Hayabusa'ya kendisini nasıl yendiğini sorardı. Hayabusa ise her seferinde omuz silkerek şu cevabı verirdi,
"Çünkü... ay bu gece çok güzel görünüyor."
Hayabusa'nın dizginsiz kibri ve verdiği yanıtın küstahlıkla dolu olması, Hanabi'yi öfkeden kör etti. Kızıl Tarikatı'nın kaybedemeyeceği gibi kendisi de kaybedemezdi. Kendini eğitimine daha da adadı; o uzak kıyıya ulaşmak için ne gerekiyorsa yapacaktı.
Fakat bir gün... felaket baş gösterdi.
Kızıl Gölge'nin en güçlü ninjalarından biri olan Hanzo, Ame no Habakiri ile birlikte kaçmıştı ve kendini hem Kızıl'ın hem de Gölge'nin düşmanı haline getirmişti. İki tarikat, bu olayın ardından en iyi savaşçılarını birlikte göndererek Hanzo'yu yakalama emri verdi. Hanabi, ilk defa Hayabusa ile aynı tarafta savaşacaktı ve ödeşme için bu fırsatı kaçırma lüksüne sahip değildi. Hayabusa'dan herhangi bir yardım almadan Hanzo'yu kendi başına bulmak istedi, ve başardı da. Fakat sadece Hanzo'yla değil, kabullenmesi zor bir gerçekle de karşılaştı: Hanzo, düşündüğünden çok daha tehlikeliydi. Hanabi, o anda Ame no Habakiri'nin saldırılarından acı çekmeden kaçamayacak kadar güçlü olmadığını fark etti. Yavaş yavaş tökezleyip düştüğünü hissedebiliyordu ve bıçaklar boynuna dolanırken karanlık nehri hatırladı.
Kızıl Tarikatı'nın kaybedemeyeceği gibi o da kaybedemezdi. Kazanmak zorundaydı.
Hanabi, Higanbana'ya olan sonsuz bağlılığına ve sadakatine yemin ederek ona kendi vücudunu feda etti.
Ölüm anında, muazzam bir güç Hanabi'yi şiddetli bir tsunami gibi sarstı ve o anda anladı ki, Hanzo da sahip olduğu bu güç karşılığında Ame no Habakiri'ye bağlılık yemini etmişti. Daha fazla düşünmek için zaman yoktu. Hanabi, Hanzo'ya doğru atıldı. Bir dizi çizik, kesik ve bıçak darbesi sonrasında Hanabi'nin görüşü bulanıklaşmaya başladı, ama rakibinin geriye doğru tökezlediğini görebiliyordu. Hanabi kazanmıştı! Ancak sular yükselmeye başladı ve kendini bir kez daha o karanlık, tanıdık nehrin içinde buldu.
Nehrin suları durgun olmak yerine vahşi bir hal aldı ve gitgide daha da şiddetli bir şekilde çarparak Hanabi'yi nehrin dibine doğru itti. Bu silahın içine mühürlenmiş sayısız ruhun kaderi buydu. Acıların ve kırgınlıkların her zerresi, içeri giren herkesi köleleştiren ve onları sonsuza kadar içeride tutsak eden aşılmaz bir güce dönüşmüştü. Burası ölüler diyarıydı, kaçışı olmayan bir diyar...
Kazan! Kazan! Kazan!
Çarpan dalgaların sesi, sanki kafasında bir koro çalıyormuşçasına Hanabi'nin kulaklarında yankılanıyordu. Var gücüyle mücadele etse de kendisini çıkaramadı. Bir zamanlar çok uzakta olan o yanan çiçek şimdi her zamankinden daha yakındı. Ama yakın olmasına rağmen yine de ulaşılamazdı. Hanabi, yavaş yavaş kendini daha da dibe batarken buldu...
Hanabi! Hanabi! Hanabi!
Hayabusa'nın sesi o kaosu delip geçti ve Hanabi'nin bilincini tekrar yüzeye çıkardı. Ölülerin pençelerini hala boğazında hissediyordu, ama o hepsini görmezden gelerek başını kaldırdı.
Ay ışığı nehrin yüzeyine yansıyordu. Muazzam ötesi bir güzellikti.
Bir zamanlar korkunç derecede karanlık olan nehir şimdi yüzünü ışığa dönmüştü. Ölüler geri çekilmiş ve azgın sular sakinleşmişti. İlk Kızıl lideri, tüm bu silahların ilk ve asıl sahibiydi. Güce olan susamışlığı nedeniyle, ölmekte olan karısının son anlarında onun yanında olamamıştı. Tüm dünya onun avuçları arasındaydı, ama sonra her şeyini, hatta aklını bile kaybetti. Çılgınlığıyla hareket eden ilk lider, var olan tüm gücünü, tüm pişmanlığını ve tüm kederini Higanbana'ya mühürlemişti.
Hanabi, sonunda kıyının artık uzakta olmadığını görebildi. Gözlerinin önünde duruyordu. Hanabi kazanmıştı. Uzakta, nehrin sonunda büyüyen çiçeklere baktı. Aralarında gizlenmiş olarak, ay ışığının altında yan yana duran ilk Kızıl lideri ve karısının belli belirsiz siluetini görebiliyordu. Bu lider Kızıl Gölge zaferi uğruna her şeyini feda etmişti. Şimdi, tam şu anda, onun fedakarlıklarının boşa olmadığı artık kanıtlanmıştı.
Hanabi yavaş yavaş kendine gelirken, Hayabusa onu kaldırıp bir köşeye oturttu. Fakat bu esnada Hanzo kaçmayı başarmıştı. Takip edecek durumda değillerdi, ama bu sadece bir aksilikten başka bir şey değildi.
Higanbana, Hanabi'nin elinin içinde nazikçe dinlendi. Sırlarını çözmüş ve artık onun sahibi olmuştu. Saplantılarından ve içindeki şeytanlardan arınmış olan Hanabi, eski rakibi Hayabusa'yı ilk kez net bir şekilde görebiliyordu. Sonunda Hayabusa'nın en başından beri kendisine ne söylemek istediğini anlamıştı: Bu dünyada kazanmaktan daha değerli şeyler var.
Tam olarak nasıl ilerleyeceğinden emin olmasa da, artık başkalarının rehberliğine ihtiyacı olmadığını da biliyordu. Ne yöne giderse gitsin, tüm yollar kıyıda birleşiyordu.
Hanabi başını kaldırdı ve gecenin asil gökyüzüne baktı... Ay bu gece çok güzeldi.