A carefree, genetically enhanced fox that wields advanced portal technology.
Dayanıklılık
80
Dayanıklılık80/100
Saldırı
20
Saldırı
Yetenekler
Snack Time!
Chip starts eating potato chips once every 2s when out of combat, regenerating HP equal to 300 plus 45% of lost HP after finishing a whole bag (requires 4 bites). After eating a bag of chips, Chip will be full and cannot eat again for 5s. (The bite count will be saved if he enters combat before finishing a whole bag.)
20/100
Yetenek Etkileri
60
Yetenek Etkileri60/100
Zorluk
50
Zorluk50/100
Kazanma Oranı
51.3%
SEÇİLME ORANI
0.1%
YASAKLANMA ORANI
1.1%
Rol
Support, Tank
Koridor
Roam
Kademe
S Kademe
Kombolar
TEAMFIGHT COMBOS
In teamfights, use Chip's 2nd Skill preemptively to build up speed, then hit a target with his Basic Attack and deploy the Main Portal with his Ultimate.
Follow up with his 1st Skill on the enemy and another Basic Attack to stun them while the Main Portal's delayed effect slows them, and continue the fight as allies portal in.
LANING COMBOS
Önerilen Ekipmanlar
En yüksek kazanma oranına sahip popüler yapı ve yetenek kombinasyonları.
Veri kapsamı: Son 30 gün · Mistik Zafer
Build 1
#1
Önerilen Eşyalar
Fleeting Time
Chastise Pauldron
Antique Cuirass
Kazanma Oranı
59.2%
SEÇİLME ORANI
2.5%
Yetenek Seti
Inspire
Wilderness Blessing
Concussive Blast
Amblem / Savaş Büyüsü
Tank
Flicker
Build 2
#2
Önerilen Eşyalar
Fleeting Time
Oracle
Chastise Pauldron
Kazanma Oranı
56.5%
Build 3
#3
Önerilen Eşyalar
Fleeting Time
Chastise Pauldron
Antique Cuirass
Kazanma Oranı
58.9%
Veriler, sıralı ve klasik maçlardaki oyuncu istatistiklerinden hesaplanır ve günlük güncellenir.
Kahraman ilişkileri
Güçlü Olduğu Kahramanlar
Chip possesses strong initiation and CC abilities, making him a great counter against heroes with low mobility or those who are relatively squishy, such as Vexana, Layla, and Ixia.
Since enemies can also use Chip's Connecting Portals, certain heroes with strong teamfighting abilities, like Barats and Tigreal, can use them to their advantage.
Chip's Ultimate allows his team to group up from anywhere, so he works well with heroes who can't cross the map quickly but excel in teamfights, such as Alpha, Hanabi, and Kadita.
Kim demiş hayatın kestirmesi olmaz diye? Ben bi' tane yaptım bile!
Pek muhterem Dr. Baker:
Şu anda kesin hiçbir şeyi kafaya takmayan uyuşuk kıçlı Chip'in oturup da sana mektup yazmış olmasına hayret ediyor olmalısın, di' mi?
Sen de haklısın gerçi, ne de olsa ben tüm gün uçan koltuğunda pinekleyerek cips yiyen biriyim. Fakat bunu artık yapamaz oldum eski dostum, çünkü senin şu kararsızlığın benim dertsiz tasasız hayatımın içinden geçti, bu yüzden seninle uzun uzadıya oturup konuşmamız gerekiyor.
Vakti zamanında, daha seninle tanışmadan önce, Agelta'daki diğer binlerce tilkiden hiçbir farkı olmayan sıradan minik bir tilkiydim ben. Her gün kumun altındaki inimde uyuyup gerektiğinde yiyecek aramaya çıkardım, ta ki bir gezginin yarısını yiyip yarısını da bizim oraya attığı patates cipsiyle karşılaşana dek.
Kahraman Rehberleri
Chip kahramanında ustalaşmak için seçilmiş rehberler
When ganking, use Chip's 2nd Skill to quickly get behind the target and knock them into your team with the enhanced Basic Attack, then follow up with his 1st Skill and another Basic Attack to stun them.
O günden sonra hayatım bir daha asla eskisi gibi olmadı. Patates cipsindeki o leziz tat, kıvrımlı şekli, kıtır kıtır olması... İnsanoğlunun yapabileceği en üst düzey şeydi bu diye düşündüm; o cipsler biz cipsisi olmayan fukaralar için adeta bir mucizeydi.
Bu mucizevi lezzeti tattıktan sonra her gün ticaret yollarında pineklemeye başladım ama nafile... O güzelim cipslerle bir daha karşılaşamadım. Hatta gidip köyün tekinden biraz patates aşırdım ve neredeyse köyün uyuz itleri beni parça pinçik ediyordu! Neyse, sonradan anladım ki patates ile patates cipsi aynı şey değilmiş! İkinci bir cips paketiyle karşılaşmak benim tek dileğimdi, her duamda bunu istiyordum. Fakat dualarım tutmamış olacak ki, patates cipsi yerine inimi çökertecek bir deprem felaketiyle karşılaştım. Buna rağmen diğer tilki akrabalarım gibi paniğe kapılıp koşuşturmadım. Samandan yumuşacık bir yatak yapıp boş cips paketini baş ucuma koydum ve olacaklara hazır bir şekilde bekledim.
Ama gel gör ki, sen de tam o sırada inimin önünden geçiyormuşsun. Beni o denli sakin görmek veya ne bileyim, belki de başımdaki boş paket merakını uyandırmış olmalı ki, beni alıp laboratuvarına götürdün. Gözlerimi açtığımda senin tuhaf biliminin beni tepeden tırnağa değiştirdiğini gördüm. İnanılması güç bir zeka edinmiştim ve çok geçmeden de senin laboratuvarının portal teknolojisini test etmekle görevlendirildim.
O zamanlar amma da safmışım. Yücelerin yücesi Dr. Baker'ın bu gariban minik tilkiye kendi cipsini alma gücü verdiğini sanmıştım! İşte o günden sonra yüksek zekalı bir varlık haline gelip kendime "Chip" adını verdim. Artık milletin yenmiş cipsleriyle yetinmek yerine canım her çektiğinde kendi başıma cips alıp kemirebiliyordum. Zaten bana test ettirdiğin şu portal zımbırtısının amacı da bu değil miydi? Kıçımı kaldırmadan elimi atıştırmalıkların olduğu rafa uzatabilmek, di' mi? Bunun için minnettarım, Dr. Baker.
Ama keşke her şey bu kadar basit olsaymış. Sonrasında bana dedin ki, biz zeki "bilginler" cips yemenin yanı sıra dur durak bilmeyen bilimsel araştırmalar yaparmışız, deneysel verileri kaydedermişiz, robotları monte edermişiz ve hatta adanın etrafındaki denizlerde yaşayan o sümüksü enerjik denizanalarını bile yakalarmışız. Yani kısaca... bana çalışmamız gerektiğini söyledin. Şu kelimeyi söylerken bile içim ürperiyor! Ha çalışmak ha hayatımı boşa harcamak, ikisi de aynı şey! Senin o çalışma sözlerinden sonra resmen yıkıldım ve o andan itibaren yaptığım tek şey kaytarıp cips yemenin yollarını aramak oldu. Biliyorum ki kendini suçluyorsun, hesaplamalarında yaptığın bir hatanın beni tembelleştirdiğini falan sanıyorsun... ama yanlışın var. Ben oldum olası tembeldim.
Hemen küplere binme, buraya kadarki kısım benim homurdanmalarımdı. Şimdi gel gelelim kayışların koptuğu yere.
Çok geçmeden laboratuvarın başına Dr. Octavius geçti. Gelir gelmez ilk iş olarak laboratuvarı bir silah fabrikasına dönüştürdü ve senin dünyanın yararına kullanmayı planladığın teknolojinle savaş silahları üretip onları Los Pecados'a sattı. Sen de tam bu sıralar Octavius denen herife katlanamayıp kaçmıştın. Ben de sanıyordum ki sen kafa tatili yapmak için adaya gittin, meğersem gizli gizli bir android üzerinde çalışıyormuşsun, ismi de Angela!
Octavius bunu öğrenince çıldırmasın mı? Angela'dan daha iyi bir android geliştirmek için hepimize fazla fazla mesai iteledi; hatta sırf senden daha iyi olabilmek için yapay ruha sahip silahlar üretmek istedi. Sözün özü hepimizin iş yükü on kat arttı... Gece gündüz demeden, tek bir cips bile yemeden köpek gibi çalıştık. Böylesine bir çalışma ortamına ne bir insan ne de bir tilki dayanabilirdi. Benim devreler de zaten atmaya yer atıyordu, bu duruma bir saniye daha tahammül edemez hale geldim, bu yüzden ciddi bir şey yapmak mecburiyetinde kaldım.
İnisiyatifi ele alıp seni arama ve geri getirme ekibine liderlik etmek için gönüllü oldum. Portalları kullanarak kaldığın yeri buldum ve seni geri getirdim. Umarım buna alınmamışsındır. Yanlış anlama, mesele senden çok cipsleri seviyor olmam değil tabii ama işte... Fazla mesaiden kurtulabilmemizin tek yolu seni geri getirmekti. Diğer türlü bu Octavius seninle yarışıp bizi sürekli maraba gibi çalıştırırdı.
Neyse işte, seni yakalayıp laboratuvara geri getirmiştik ama bu sefer de Angela kaçmıştı. Onun için o kadar çok endişelenmiştin ki depresyona girmiştin, ben de ikramiye olarak yüz paket orijinal aromalı cips almıştım. Fakat hayat zalimce oyunlar oynamayı severmiş, bunu da öğrendim. O aptal Octavius bana hem terfi hem de zam verdi! Bu ne demek biliyorsun değil mi? Terfi ve zam eşittir daha fazla iş ve sorumluluk!
Daha ne kadar çalışmam gerekiyor benim? Tek istediğim cips zulamla birlikte emekli olmak!
Demem o ki, yeniden toparlanmak zorundasın dostum. Savaş mağdurlarını, bu laboratuvarda üretilen silahların kurbanlarını ve fazla mesai yapmak zorunda kalan bu gariban tilkiyi düşün! Dinle, laboratuvarını tekrar eline almana yardım edeceğim. İçinde ben çalışmadığım sürece laboratuvarın başında kimin olduğundan bana ne diye düşünürdüm, fakat artık biliyorum ki laboratuvarın başında senin olman gerekiyor! Öbür türlü insanlar bana sürekli iş iteler durur!
Senin şu "kızın" Angela'ya gelince, kafana takma o mevzuyu, onu bulup geri getiririm ama bir şartla: O manyak kızı bana yaklaştırmayacaksın. En son görüşmemizde bana süslü püslü pembe bir elbise giydirmeye çalışmıştı... Cidden yaptığın bazı çalışmalarda elinin ayarı yok dostum.
Velhasıl kelam, aklını başına topla Dr. Baker! Senin teknolojinin tüm canlılara huzur getireceğini biliyorum ve bu listenin en başında benim olmam gerek! Sanki şimdiden Agelta sahilinin altın kumsallarında pineklediğimi görebiliyorum. Tüm cipslerimi oraya zulalamıştım, sabırsızlıkla o günün gelmesini bekliyorum.
Unutmadan son bir şey daha. Bu mektubu benim gibi tembel bir tilkinin yazdığını cidden düşünmedin, di' mi? Umarım geliştirdiğim ChipBot yapay zeka programı benim düşüncelerimi harfiyen aktarabilmiştir... ya da gerçek Chip'in benim algoritmama göre sahip olması gereken düşünceleri... Neyse işte. Olur da beni özlersen, ChipBot'la irtibata geç.
Gerçi ona çalışma saati koymadım, yani ne yazarsan yaz şu anda izinliyim der.